AKUPUNKTURLA ZAYIFLARKEN ÇİĞNEMEYİ ÖĞRENMEK

cignemek Yıllar geçtikçe akupunktur tedavisi, artık ülkemizde de henüz Batıdaki kadar olmasa da anlaşılmaya başladı.
Vücuttaki rahatsızlıklara karşı inanılmaz başarılar elde eden bu tedavi yöntemi ile bugün doksan çeşit rahatsızlıkta ve elbette ki zayıflama tedavisinde de başarılı sonuçlar elde ediliyor. Ne var ki, akupunkturu zayıflamaya uygulama konusunda son zamanlarda birçok yanlışlıkların yapıldığını da gözlemlemeye başladık.
Bir kere bilinmelidir ki; akupunktur bir muayyen hastalık tedavisi değil “denge düzeltme” tedavisidir. Bu sebeple astım hastalığında, migrende iyi geldiği gibi ayrıca sigarayı unutturan bioregüler bir metottur. Kilo vermedeki başarısı da iştahı kapatarak rejime yardımcı olması şeklinde kullanılıyor. Akupunkturun iştahı kesmek yerine doğru kullanımı şöyle olmalıdır:

Evvela şunu kabul etmek gerekir ki kilosu olan hastanın bu haline sebep olan bir de hastalığı vardır.
Fazla kiloya sebep olan hastalıklar; şekerin yüksek olduğu şeker hastaları, şekerin düşük olduğu reaktif hipoglisemi veya insülin rezistansı hastaları, hipofiz bezinin dengesiz çalıştığı hipo, hiper veya tiroid halleri, hormonların bozuk çalışmaları, mide barsak hastalıkları, kan dengesinin uyumsuzluğu gibi durumlar yanında iştah merkezi “Apistat” ın yanlış çalışması gibi durumları sayabiliriz.

Bunlar ne perhizlerle ne de iştah kesmelerle düzelmezler. Ancak araştırılıp bulunacak hastalığın tedavisi sonucunda düzelebilirler. Hastalığı düzelen insan bir daha almamak üzere kilosunu verir.
O halde akupunkturla kilo verme tedavisi yerine, kiloyu yapan hastalığın akupunkturla tedavisi yapılmalı ve kilolardan kurtulmanın gerçek yolu bulunulmalıdır. Yüzlerce perhiz listesinin bir işe yaramadığı, her gün yeni bir fikir ortaya atılması karmaşası da böylece son bulacaktır.

Ülkemizde yapılan bir araştırmada 40 kişilik yemek sofrasında 3 kap yemeği yeme süresi 3-4 dakikadır. Bu gerçeği görerek çiğnemeyi öğrenmek lazımdır kanısına vardık.
Sofrada yemek yerken kaşığı ve çatalı devamlı elde tutmak yerine her lokmada onları bırakmak gerekiyor. Yani çatalla yemek ağza konacak ve çatal sofradaki yerine konulacaktır. Sonra oturup o lokmayı 30 defa çiğneyeceğiz. Sadece bu yöntem bile hemen 20 günde 5 kilo vermeye yetiyor.
Düşük şeker, Düşük Tyroid hormonu veya yüksek şeker, hormonal denge bozuklukları, bağırsakların faaliyet bozuklukları; bütün bunlar akupunkturla dengelenebilecek hastalıklardır.
Kısaca anlatılan bu hususlar düzeldiği takdirde kilo ve yağlanma durumu düzelecektir. Bunun da tek yolu bilinçli, bilimsel akupunkturdan geçer.
Bilhassa çocuklardaki obezitelerde bu önlenebilirse geleceğin nesilleri kurtarılmış olacaktır. Yüzlerce diyet listelerinin bir işe yaramadığını hepimiz görüyoruz. Kısa süreler yapılan jimnastiklerin bırakılınca ne kadar zarar verdiği bilinmektedir. Devam edemeyeceğimiz jimnastiğe başlamamak gerekir.
Sonuç olarak tetkik edilen bir obezite, iyi bir tedavi yapılmak suretiyle kısa sürede kurtuluş yolunu bulacaktır.
Akupunktur kısıtlı hastalık tedavi metodu değildir, vücutta genel denge tedavi metodudur. Bu yolla 200 hastalıkta, sigarada, alkolde, obezitede inanılmaz iyi neticeler alınmaktadır. Halkımıza sağlıklı ve uzun ömürler dileriz.